Bahreyn Dışişleri Bakanlığı, Umman’ın başkenti Muskat’ta gerçekleşecek bakanlar düzeyindeki Hürmüz Boğazı toplantısına katılmayacağını açıklayarak, bu kararın gerekçesini Tahran yönetiminin de söz konusu görüşmede yer alacak olması şeklinde duyurdu. Bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada, İran’ın katıldığı hiçbir ortak toplantıda Bahreyn’in bulunmayacağı net biçimde bildirilirken, alınan kararın daha önce resmi kanallar aracılığıyla Umman tarafına iletildiği de ifade edildi. Böylece Bahreyn, bölgesel bir zirvede İran ile aynı masada yer almayacağını resmen teyit etmiş oldu.
Söz konusu açıklamada, diplomatik ilişkilerin normale dönmesi şartı açık biçimde ortaya konuldu ve Bahreyn, Tahran ile ilişkileri düzelene kadar İran’ın yer aldığı platformlarda temsil edilmeyeceğini duyurdu. Bu tutumun Umman’ın arabuluculuk çabalarına yönelik bir eleştiri anlamı taşımadığı vurgulanırken, Umman’ın yapıcı rolüne duyulan saygının altı çizildi. Açıklamada, Umman’ın göstermiş olduğu içten gayretleri ve ihtilafların giderilmesinde başvurduğu müzakere yaklaşımını takdirle karşıladıklarının belirtildiği, ancak bunun gerçeklerin görmezden gelinmesi anlamına gelmediği kaydedildi. Diyaloğun, sahadaki gerçeklerin göz ardı edilmesi üzerine kurulamayacağı ifade edildi.
Bahreyn tarafı, altyapısına ve sivil tesislerine yönelik saldırılara maruz kaldığını belirterek güvenlik kaygılarını ön plana taşırken, açıklamada Suudi Arabistan’daki Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nın hedef alındığı hatırlatıldı. Bu saldırının, sivil ve ekonomik tesislere yönelik tehdidin geçmişte kalmadığını gösterdiği savunuldu ve mevcut risklerin hâlâ sürdüğü öne sürülerek toplantıya katılmama kararında ısrar edildi. Bahreyn, güvenlik endişelerinin giderilmediği bir ortamda böyle bir görüşmede yer almasının kendi açısından kabul edilebilir olmadığını ortaya koydu.
Toplantının 14 Eylül’de Muskat’ta yapılması planlanıyor ve görüşmeye İran ile Körfez ülkelerinin dışişleri bakanlarının katılması bekleniyordu. Hürmüz Boğazı’ndaki durumun ele alınacağı zirve, bölgesel gerilimin azaltılması açısından kritik bir adım olarak görülüyordu. Bahreyn’in çekilme kararı, zirvenin kapsayıcılığına ilişkin soru işaretlerini beraberinde getirirken, toplantıdan beklenen sonucun alınıp alınamayacağı da belirsizleşti.
Hürmüz Boğazı, küresel enerji taşımacılığında stratejik bir geçiş noktası olarak öne çıkıyor ve boğaz üzerinden her gün milyonlarca varil petrol ile doğal gaz sevk ediliyor. Bölgede yaşanan her gerilim, enerji fiyatları ve sevkiyat güvenliği üzerinde doğrudan etki yaratırken, Körfez ülkeleri arasındaki anlaşmazlıklar bu hassas dengeleri daha da kırılgan hale getiriyor.
Bahreyn’in kararı, Körfez’deki diplomatik hatların ne kadar gerilimli olduğunu ortaya koyuyor ve İran ile ilişkilerin seyri, toplantının gündemini ve katılım düzeyini belirleyen temel unsur olarak duruyor. Umman’ın ev sahipliğinde yapılacak görüşmelerin, taraflar arasındaki güven bunalımını aşmaya yetip yetmeyeceği belirsizliğini korurken, Bahreyn cephesinden gelen açıklamalar diyalog çağrılarına rağmen mesafenin kapanmadığını gösteriyor.





