ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve iki ülke arasında müzakerelerin başlaması için sunduğu yedi günlük planı geri çevirdi. İran tarafı, boğazın yeniden trafiğe açılması ve ABD ile temasların kurulması yönünde kapsamlı bir öneri hazırlayarak Washington’a iletti. İran Dışişleri Bakanı Arakçi, ABD’nin üzerine düşen adımları atmasının ardından görüşmelerin başlayabileceğini dile getirdi, ancak Trump kendisine iletilen bu öneriyi onaylamadığını açıkça ifade etti.
ABD’li yetkililere dayandırılan ve isimlerin paylaşılmadığı bir haberde, Trump’ın kasım ayında düzenlenecek ara seçimlerin tamamlanmasının ardından İran’a yönelik saldırıları yeniden başlatma seçeneğini değerlendirdiği öne sürüldü. Hürmüz Boğazı’na ilişkin değerlendirmesinde sert bir dil kullanan Trump, İran’ın boğazı vakit kaybetmeden açmak istediğini söyledi. Gerekçe olarak İran ekonomisinin daralmasını gösteren Trump, ülkeye dışarıdan para girişinin durduğunu iddia etti. Tahran yönetiminin gelirinin büyük bölümünü bu su yolundan elde ettiğini savunan Trump, “Yani kendi kazdıkları kuyuya düştüler” ifadelerini kullandı.
Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile yaptığı görüşmede Tayvan meselesinin de ele alındığını duyurdu. Şi Cinping’in Tayvan konusundaki tutumunu kavradığını belirten Trump, bu başlıkta karşılıklı bir pozisyon alışverişi yaşandığını ima etti. ABD’nin Pekin Büyükelçisi David Perdue ise Washington’un Tayvan politikasında herhangi bir değişiklik olmadığını bildirdi, böylece Beyaz Saray kanadından gelen mesaj görüşmenin ardından mevcut çizginin korunduğu yönünde oldu.
İki lider arasındaki temasın bir diğer başlığı yapay zeka oldu. Trump, Şi Cinping ile bu alanda ciddi bir görüşme yaptıklarını açıkladı. Görüşmenin içeriğine dair ayrıntı paylaşılmazken, yapay zekanın ikili gündemin üst sıralarında yer aldığı anlaşıldı. Tayvan ve yapay zeka başlıklarının aynı görüşmede gündeme gelmesi, iki ülke arasındaki temasların ekonomik ve teknolojik boyutunun da masada olduğunu ortaya koydu, Trump yönetiminin İran’a yönelik tutumu ile Çin ile yürüttüğü diplomasi bölgesel dengeler açısından paralel biçimde ilerliyor.
İran cephesinden gelen açıklamalar, Tahran’ın görüşmelere kapı aralamak için koşul öne sürdüğünü gösterdi. Arakçi’nin sözleri, ABD’nin atacağı adımların süreci başlatacağı yönünde bir beklenti içerdi. Buna karşılık Washington’dan gelen ret yanıtı, taraflar arasındaki mesafenin kısa vadede kapanmadığını ortaya koydu, Hürmüz Boğazı üzerinden yürüyen karşılıklı suçlamalar ise iki ülke arasındaki gerilimin ekonomik boyutunu öne çıkardı.




