SON DAKİKA

SAĞLIK

Alzheimer Tedavisinde Antikor Dönemi: Evde Uygulanabilir Form Onaylandı

Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi’nin (FDA) Temmuz 2026’da verdiği onayla, Alzheimer hastalığına karşı geliştirilen antikor tedavisinin cilt altına uygulanan otomatik enjeksiyon formu artık hastanelerin dışında da kullanılabilecek ve bu gelişme tedavi sürecinin hastane koridorlarından çıkıp hastaların kendi evlerine taşınmasının önünü açıyor. Uzmanlar, özellikle erken evrede başlanan bu tür tedavilerin hastalığın ilerleyişini yavaşlatabildiğini vurgularken ilacın bu yeni formunun henüz Türkiye’de ruhsatlı olmadığını da belirtiyor.

Türkiye Alzheimer Derneği Adana Şube Başkanı Prof. Dr. Ahmet Evlice, 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, hastalığın yalnızca unutkanlıktan ibaret olmadığını ve zaman içinde kişinin günlük yaşamını, bağımsızlığını ve sosyal ilişkilerini etkileyen ilerleyici bir beyin hastalığı olduğunu belirtti. Son yıllarda yurt dışında hastalığın biyolojik sürecini hedefleyen antikor tedavilerinin kullanılmaya başlandığını kaydeden Evlice, bu tedavilerin beyindeki amiloid beta birikimini hedef aldığını söyledi.

Prof. Dr. Evlice, bu tedavinin 2023 Ocak ayında onay aldığını hatırlatarak klinik çalışmaların, özellikle hastalığın erken döneminde, hafif bilişsel bozukluk veya hafif Alzheimer demansı aşamasında başlanan tedavilerin bilişsel ve fonksiyonel gerilemeyi yavaşlatabildiğini gösterdiğini aktardı. Temmuz 2026’da ise bu tedavinin evde uygulanabilir formunun FDA onayı aldığını duyuran Evlice, “Alzheimer tedavisinde gelecekte tedavinin yalnızca hastanede değil, hastanın kendi evinde de sürdürülebileceği bir döneme doğru ilerliyoruz” diye konuştu ve bu ilaç formunun henüz Türkiye’de ruhsatlı olmadığını da sözlerine ekledi.

Tedavinin uygulanış biçimindeki bu değişikliğin, hastalar ve onlara bakım verenler açısından önemli sonuçları bulunuyor. Evlice, yeni geliştirilen cilt altı uygulama formunun otomatik enjeksiyon cihazı şeklinde kullanılabildiğini belirterek uygun hastalara ve gerekli eğitimler verildikten sonra tedavinin evde hasta veya bakım veren tarafından uygulanabilmesinin mümkün hale geldiğini söyledi. İlk dozlarda ise sağlık ekibinin gözetiminin gerektiğini vurgulayan Evlice, bu uygulamanın tedavinin sürdürülebilmesi açısından hastaneye veya infüzyon merkezine yapılan düzenli ziyaretlerin yükünü azaltabileceğini ifade etti.

Alzheimer tedavisinde amaç, hastalığın ilerleme hızını azaltmak ve hastaların yaşam kalitesini mümkün olduğunca uzun süre korumak olarak tanımlanırken antikor tedavileri, hastalığın altında yatan biyolojik mekanizmaları hedef alarak bu amaca hizmet ediyor. Uzmanlar, erken tanının bu noktada kritik bir rol oynadığını belirtiyor ve hastalık belirtileri ortaya çıkmadan önce veya hafif evrede tespit edildiğinde tedaviden alınacak yanıtın daha anlamlı olabileceğini değerlendiriyor. Bu durum, düzenli nörolojik muayenelerin ve bilişsel testlerin önemini artırıyor.

Evde uygulanabilir antikor tedavisi, sağlık sistemleri üzerindeki yükü hafifletme potansiyeli taşırken hastaneye bağımlılığı azaltan bu model, özellikle hareket kısıtlılığı yaşayan ya da ulaşımda zorluk çeken hastalar için pratik bir çözüm olarak görülüyor ve bakım verenlerin de günlük rutinlerini daha kolay sürdürebilmesine olanak tanıyor. Türkiye’de ilacın ruhsatlandırılma süreci tamamlandığında bu tedavi yönteminin nasıl bir yol izleyeceği ise sağlık otoritelerinin değerlendirmelerine bağlı olacak.

İlgili Makaleler