SON DAKİKA

TEKNOLOJİ

Akaryakıt Fiyatları Yükselirken Elektrikli Araçların Maliyet Avantajı Büyüyor

Ortadoğu’daki gerilimin akaryakıt fiyatlarını yukarı çekmesi, elektrikli otomobillerin sürüş maliyeti avantajını belirgin biçimde artırdı ve Avrupa’da yapılan araştırmalar savaş sonrası yükselen yakıt fiyatlarının elektrikli araç lehine olan maliyet farkını genişlettiğini gösteriyor. Türkiye’de yılda 20 bin kilometre yol yapan benzinli bir otomobilin yakıt gideri 80 bin TL’yi aşarken, elektrikli bir aracın enerji maliyeti 60 bin TL’nin altında kalıyor; ABD-İran geriliminin başlamasından bu yana geçen sürede elektriklinin benzinliye karşı avantajı yüzde 28’e, dizele karşı ise yüzde 29’a ulaştı.

Avrupa Komisyonu verilerine göre, savaşın başladığı haftadan 12 Eylül’e kadar AB genelinde benzinin ortalama litre fiyatı 1,64 eurodan 2,04 euroya çıkarak yüzde 24 arttı; motorinin fiyatı ise 1,59 eurodan 2,11 euroya yükselerek yüzde 33’lük bir zam gösterdi. Türkiye’deki fiyat hareketi AB ortalamasının da üzerine çıktı; 23 Şubat haftasında benzinin litre fiyatı 57,1 TL iken bugün 80,2 TL’ye, aynı hafta 57,8 TL olan motorin ise 88,9 TL’ye yükseldi. Bu tabloda benzindeki artış yüzde 40’ı, motorindeki artış ise yüzde 54’ü buldu.

Buna karşılık elektrikli araçların şarj maliyeti aynı dönemde büyük ölçüde sabit kaldı; dört popüler modelin benzinli, hibrit, dizel ve elektrikli versiyonları üzerinden yapılan karşılaştırma, yılda 20 bin kilometre kullanım ve resmi ortalama tüketim değerleri esas alınarak hesaplandı. Bu hesaplamaya göre 100 kilometrede ortalama 5,1 litre benzin tüketen Renault Clio’nun yıllık yakıt gideri savaş öncesinde 58 bin 242 TL iken, güncel fiyatlarla 81 bin 804 TL’ye yükseldi ve sadece akaryakıt zammı böyle bir kullanıcının yıllık giderine yaklaşık 23 bin 600 TL ekledi.

Motorindeki daha sert yükseliş, dizel araçların faturasını daha da kabarttı; 100 kilometrede ortalama 4,7 litre tüketen Renault Megane’ın yıllık yakıt gideri savaş öncesinde 54 bin 332 TL seviyesindeyken, güncel fiyatlarla 83 bin 566 TL’ye çıktı ve iki dönem arasındaki fark 29 bin TL’yi aştı. Türkiye’nin en çok satan hibrit otomobillerinden Toyota Corolla Hybrid de aynı baskıyı hissetti; 4,5 litrelik ortalama tüketime sahip modelin savaş öncesindeki yıllık yakıt gideri 51 bin 390 TL olarak hesaplanmıştı.

Elektrikli araçların avantajı yalnızca akaryakıt fiyatlarındaki artıştan kaynaklanmıyor; evden şarj imkânı bulunan kullanıcılar için maliyet farkı çok daha geniş bir boyuta taşınıyor ve evden şarjda elektrikli araçların avantajı yüzde 77’ye kadar ulaşıyor. Bu oran, elektrikli otomobilin enerji giderinin benzinli bir araca kıyasla dörtte birden daha az bir seviyeye indiğini gösteriyor; kamuya açık şarj istasyonlarını kullanan sürücülerde ise avantaj bir miktar daralıyor, ancak yine de akaryakıtlı araçların gerisinde kalmıyor.

Avrupa’da yürütülen araştırmalar, akaryakıt fiyatlarındaki dalgalanmanın elektrikli araçların toplam sahip olma maliyetini daha cazip hale getirdiğini ortaya koyuyor; Ortadoğu’daki gerilimin ne yönde evrileceği belirsizliğini korurken, enerji fiyatlarındaki hareketlilik otomobil kullanıcılarının yakıt tercihlerini yeniden gözden geçirmesine yol açıyor. Benzin ve motorin fiyatlarındaki artışın seyri, önümüzdeki dönemde elektrikli ve hibrit araçlara olan ilginin yönünü belirleyecek temel değişkenlerden biri olarak öne çıkıyor.

İlgili Makaleler