Dış ticaret yapan işletmelerin yapısındaki beş yıllık değişim, ekonominin üretim ve ticaret kurgusuna dair soruları gündeme getiriyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun girişim özelliklerine göre hazırladığı dış ticaret istatistikleri, ithalat ve ihracat tercihlerinin işletme ölçeğinde nasıl farklılaştığını ortaya koyuyor. 2020-2025 aralığını kapsayan verilere göre ithalatçı girişim sayısındaki yükseliş, ihracatçı sayısındaki artışı kat kat aşarak belirgin bir eşiğe taşındı. İhracat yapan işletme sayısı yüzde 90 oranında artarken, ithalat yapanların sayısı yüzde 340 gibi çok daha yüksek bir hızla çoğaldı.
Dönemin başlangıcı olan 2020 yılında ihracat yapan girişim sayısı 87 bin 705 olarak kayıtlara geçti. Aynı yıl ithalat yapan girişim sayısı 73 bin 591 düzeyinde kaldı ve ithalatçılar ihracatçıların gerisinde yer aldı. Beş yılın sonunda tablo tersine döndü; ihracatçı sayısı 166 bin 459’a yükselirken ithalatçı girişim sayısı 323 bin 769’a ulaştı. Böylece 2020’de ihracat yapan her 100 girişime karşılık 84 ithalatçı düşerken, 2025 itibarıyla bu oran 195’e çıktı ve ithalatçıların sayısı ihracatçıların iki katına yaklaştı.
Verilerin izlenebildiği 2009 yılından 2020’ye kadar her iki girişim grubunun sayısı birbirine yakın bir seyir izledi ve ılımlı bir artış gösterdi. 2020 sonrasında ise her ikisinde de hızlanma yaşandı, ancak ithalatçı sayısındaki ivme çok daha yüksek bir düzeye ulaştı. Bu farkın sonucunda ithalatçı girişim sayısı 2021 yılında ihracatçı sayısını geçti ve sonraki yıllarda arayı hızla açarak ihracatçı sayısının iki katına kadar çıktı. İşletmelerin dış ticaret tercihlerindeki bu kayma, yalnızca toplam sayılarla sınırlı kalmayıp sektörel dağılıma da yansıdı.
Ana faaliyet konusu sanayi olan girişimlerde de benzer bir eğilim görülüyor. Madencilik, imalat sanayii ile su, kanalizasyon ve atık yönetimini kapsayan sanayi sektöründe faaliyet gösteren işletmelerde ithalatçı sayısındaki beş yıllık artış, ihracatçı artışının iki katına ulaştı. Bu girişimlerde ihracat yapanların sayısı 2020-2025 arasında yüzde 43 artarken, ithalat yapanların sayısı yüzde 91 oranında yükseldi. 2020’de sanayi girişimlerinde ihracat yapan her 100 işletmeye karşılık 74 ithalatçı bulunurken, 2025 yılında bu sayı 99’a çıkarak ihracatçı ve ithalatçı sayısını neredeyse eşitledi. Üretim yapan işletmelerin ithalata yönelmesi, sanayi tarafındaki dış ticaret yapısının da değiştiğini ortaya koyuyor.
Ana faaliyet konusu ticaret olan girişimlerde dış ticaret yapanların sayısındaki artış ise sanayiye kıyasla daha hızlı gerçekleşti. Bu grupta ithalatçı girişim sayısındaki yükseliş, ihracatçı sayısındaki artışı belirgin biçimde geride bıraktı. İthalatçıların özellikle mikro ve küçük ölçekli işletmelerde hızla çoğalması, ekonominin üretim ve dış ticaret yapısına ilişkin soruları gündeme taşıyor. Küçük ölçekli işletmelerin ithalata yönelmesi, iç üretim kapasitesinin ve katma değerli ihracatın geleceği açısından değerlendirilmesi gereken bir gelişme. İşletme ölçeği büyüdükçe ihracatçı olma eğiliminin arttığı, buna karşılık küçük ölçekte ithalatın daha erişilebilir bir seçenek haline geldiği anlaşılıyor.
İzlenen politikaların dış ticaret cephesinde işletmelerin ithalat ve ihracat tercihlerini nasıl etkilediği, verilerin ortaya koyduğu en temel soru olarak duruyor. İhracatçı girişim sayısındaki artışın ithalatçı sayısındaki yükselişin çok gerisinde kalması, dış ticaret dengesinin işletme yapısı üzerinden nasıl şekillendiğine dair bir çerçeve sunuyor. Sanayi girişimlerinde ithalatçı ve ihracatçı sayısının neredeyse eşitlenmesi, üretim yapan işletmelerin dışa açılma biçiminde ithalat lehine bir kaymaya işaret ediyor. İhracat yapan her 100 girişime karşılık ithalat yapan girişim sayısının 195’e ulaşması, dış ticaret yapısındaki dönüşümün büyüklüğünü gözler önüne seriyor.





