Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2021’de Beyoğlu’nda başlattığı Türkiye Kültür Yolu Festivali, bu yıl 26 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında İstanbul’da altıncı kez sanatseverlerle buluşacak. Festivalin yirmi durağı geride bırakması, etkinliğin ülke genelinde ulaştığı ölçeği gösterirken Bakanlık, İstanbul’u bir festival mekânı olmanın ötesinde başlı başına bir kültür rotası olarak ele aldığını belirtiyor. Şehrin gastronomi güzergâhları Beyoğlu, Moda, Boğaz hattı ve Şile’ye kadar uzanıyor; dünyaca ünlü orkestralar ve sergiler dokuz günlük programın ana eksenini oluşturuyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul’un farklı medeniyetlerin ve inançların izlerini aynı şehirde buluşturduğunu vurgulayarak festivalin bu şehirde başlamasının kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını dile getirdi.
Festivalin açılışı, İngiltere’nin köklü topluluklarından Royal Philharmonic Orchestra konseriyle yapılacak. AKM Türk Telekom Opera Salonu’nda sahne alacak orkestra, dokuz günlük programın başlangıcına damga vuracak. Konser programının bir diğer önemli ayağında ise klasik ve çağdaş Arap müziği eserlerini orkestra geleneği içinde yorumlayan National Arab Orchestra yer alıyor. İki topluluğun İstanbul’da ağırlanması, festivalin uluslararası sanat takvimindeki konumunu güçlendirme amacını yansıtıyor.
Sahne sanatları tarafında Stanislavsky Bale Gala, programın öne çıkan etkinlikleri arasında yer alıyor. Görsel sanatlar alanında ise Alaettin Aksoy, Mehmet Güleryüz ve Komet’in yapıtlarını bir araya getiren “Üç Ressam” sergisi sanatseverlerin ziyaretine sunulacak. Sergi, Türk resim sanatının farklı kuşaklarından üç ismin üretimini aynı çatı altında buluşturması bakımından dikkat çekici bir içerik oluşturuyor. Dokuz gün sürecek etkinlikler boyunca kentin müzeleri, tarihi yapıları, meydanları ve sahneleri kültürel buluşmalara ev sahipliği yapacak.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, programın geniş yelpazesine ilişkin değerlendirmesinde, dünyaca tanınan orkestralardan yerli sanatçılara, sergilerden sahne sanatlarına ve çocuk etkinliklerine uzanan bir içerik hazırladıklarını söyledi. Ersoy, “Dokuz gün boyunca İstanbul’un meydanlarını, müzelerini, tarihi yapılarını, sahnelerini ve farklı semtlerini kültür ve sanatın buluşma noktalarına dönüştüreceğiz” diyerek İstanbul’un kültürel birikimini farklı kuşaklarla bir araya getirmeyi amaçladıklarını ifade etti. Bakan, 2021’de Beyoğlu’nda başlayan hikâyenin bugün yirminci durağa ulaşmasından duyduğu memnuniyeti de dile getirdi.
Festival kapsamında gastronomi rotaları da şehrin farklı noktalarına yayılacak. Beyoğlu, Moda, Boğaz hattı ve Şile’ye uzanan bu güzergâhlar, İstanbul mutfağının çeşitliliğini katılımcılara tanıtmayı hedefliyor. Çocuklara yönelik etkinliklerin de programa dahil edilmesi, festivalin yaş aralığı bakımından geniş bir kitleye seslenme tercihini gösteriyor. Etkinlik takvimi, sanatın farklı disiplinlerini aynı dokuz günlük çerçevede sunacak biçimde kurgulanmış durumda.
Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin İstanbul ayağı, kentin kültürel hayatını dokuz gün boyunca yoğun bir etkinlik akışıyla şekillendirecek. Şehrin tarihi dokusu ile çağdaş sanat üretimini yan yana getiren program, İstanbul’un kültür rotası olarak konumlandırılması yaklaşımını somutlaştırıyor. Konserler, sergiler, sahne gösterimleri ve gastronomi etkinlikleri 26 Eylül’de başlayıp 4 Ekim’de tamamlanacak.





