İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın duruşmasında Ekrem İmamoğlu savunması yapılırken, mahkeme başkanının geçmişe yönelik sorusu tartışma yarattı.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı dava, duruşma salonunda yaşanan ilginç diyaloglarla gündeme oturdu. Özellikle Ekrem İmamoğlu savunması sırasında mahkeme başkanı ile İBB Başkanı arasında geçen konuşma, davanın hukuki seyrinden çok usul tartışmalarını alevlendirdi. İmamoğlu, davanın “absürt” olduğunu belirterek başladığı konuşmasında beklemediği bir soruyla karşılaştı.
Duruşmada söz alan İmamoğlu, “Bu absürt davada dört taraf var: 19 yaşındaki ben. Hâlâ 25 yaşında gibi genç hissediyorum, orası ayrı” ifadelerini kullandı. Bu girişle davanın 30 yıl önceki olaylara dayanmasını eleştirmeyi hedefleyen İmamoğlu’nun sözleri hakim tarafından kesildi. Mahkeme başkanı, İmamoğlu’nun 19 yaşındaki halini kastederek dosyada yer alan bir belgeyi sordu.
Hakim, “19 yaşındaki Ekrem ile ilgili bir soru soracağım. Geçiş sürecinde İstanbul Üniversitesi’ne maddi durumunuzla ilgili yazı yazmışsınız. Maddi durumunuz o zamanlar kötü müydü?” sorusunu yöneltti. Bu soru, Ekrem İmamoğlu savunması stratejisini bir anlığına bozdu ve salonda soğuk rüzgarlar estirdi. İmamoğlu, sorunun davanın esasıyla ilgisiz olduğunu düşünerek sert bir yanıt verdi.
İmamoğlu, hakime dönerek “Tüm dosyada bu mu dikkatinizi çekti, hâkim bey? Çok kötü bir giriş yaptınız” dedi. Bu tepki, savunma makamının davanın ciddiyetine dair endişelerini de gözler önüne serdi. İmamoğlu, yargılamanın magazinel detaylar üzerinden değil, hukuki gerçekler üzerinden yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
Duruşmanın ilerleyen bölümlerinde de gerginlik hissedildi. İmamoğlu’nun avukatları, müvekkillerine yöneltilen soruların suçlamalarla doğrudan bağlantılı olması gerektiğini savundu. Ekrem İmamoğlu savunması, davanın siyasi bir amaç taşıdığı tezi üzerine kuruluyken, mahkemenin maddi durum sorusu bu tezi güçlendiren bir argüman olarak kullanıldı.

Ekrem İmamoğlu savunması ve Davanın Geleceği
Kamuoyunda “Diploma Davası” veya “Geçiş Davası” olarak da bilinen süreçte, Ekrem İmamoğlu savunması her zaman net oldu. İBB Başkanı, belgelerin hukuka uygun olduğunu ve davanın zaman aşımı ile mantık sınırlarını zorladığını belirtiyor.
Hakimin sorusu neyi amaçladı? Hukukçulara göre hakim, dosyadaki evrakların doğruluğunu ve tutarlılığını test etmek istemiş olabilir. Ancak sorunun üslubu eleştiri konusu oldu.
İmamoğlu neden “Kötü giriş” dedi? İmamoğlu, davanın özü yerine 30 yıl önceki ailenin ekonomik durumunun sorgulanmasını, yargılamanın ciddiyetine yakıştıramadı.
19 yaşındaki Ekrem kimdir? İmamoğlu o dönemde üniversite öğrencisi olan ve ailesiyle birlikte ticaretle de ilgilenen bir gençti.
Savunma neye dayanıyor? Savunma, yatay geçiş işlemlerinin o dönemin mevzuatına uygun olduğu ve herhangi bir sahteciliğin söz konusu olmadığı üzerine kurulu.
Dava siyasi yasak getirir mi? İddianamedeki suçlamalar kabul edilirse siyasi yasak ihtimali bulunuyor. Bu nedenle her duruşma kritik önem taşıyor.
Halkın tepkisi ne? Sosyal medyada İmamoğlu’na destek mesajları yağarken, yargının siyasallaştığı yönündeki eleştiriler arttı.
Sonraki adım ne? Mahkeme heyeti, savunmaları ve tanık beyanlarını değerlendirerek bir sonraki celsede kararını açıklayabilir veya ek süre verebilir.
Sonuç olarak, Ekrem İmamoğlu savunması sadece bir hukuki metin değil, aynı zamanda siyasi bir manifestoya dönüştü. Mahkeme salonundaki bu kısa diyalog, Türkiye’nin hukuk gündemine damgasını vurdu.





