SON DAKİKA

SİYASET

Mutlak Butlan Belirsizliği Sürerken Tayyar Paylaşımını Sildi, Kılıçdaroğlu Anayasa Mesajı Verdi

CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı’na ilişkin “mutlak butlan” davası ve sürecin Yargıtay’a taşınması, siyasetin ana gündem maddelerinden biri olmayı sürdürürken; Yargıtay 3’üncü Hukuk Dairesi’ndeki dosya üzerindeki belirsizlik hem CHP içindeki kongre takvimini hem de genel siyasi dengeleri doğrudan etkiliyor. Bu tablo içinde AKP eski Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar’ın üst yargı kulislerine dayandırdığı paylaşımı kısa süre içinde silmesi dikkat çekti ve konuya Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeni anayasa tartışmasına ilişkin sözleri de eklenince, gündem hem yargı hem de anayasa başlıklarında genişledi.

Tayyar, üst yargıdan bazı isimlerle görüştüğünü belirterek Yargıtay 3’üncü Hukuk Dairesi’ndeki mutlak butlan davasının konusuz kaldığı yönündeki görüşlerin ağırlıkta olduğunu öne sürdü. Özgür Özel ve beraberindeki isimlerin CHP’den istifasının ardından dosya üzerindeki siyasi baskının ortadan kalktığını savunan Tayyar, kararın ekim ayında, aksi halde en geç kasımda çıkmasının beklendiğini iddia etti. Mutlak butlan kararının bozulması durumunda bile Özel’in istifa ettiği için genel başkanlığa dönemeyeceğini ileri süren Tayyar, tedbirin kalkması halinde CHP yönetiminin yasal süre içinde kurultaya gitmesi gerekeceğini dile getirdi. Tayyar’ın, “Yargıtay’ın kararı bozmayacağı” yönündeki paylaşımını kısa süre sonra silmesi, kulislerde farklı yorumlara yol açtı.

CHP cephesinde ise kongre takvimi netleşmeye başladı. Parti Sözcüsü Müslim Sarı, ilçe delege seçimlerinin 11 Kasım’da başlayacağını, il ve ilçe kongrelerinin ise 14 Şubat’ta tamamlanacağını açıkladı. Parti kurmayları ise mevcut yönetimin “tedbiren” görevde olduğunu ve Yargıtay’ın butlan kararına ilişkin süreç kesinleşmeden büyük kurultay tarihinin netleştirilemeyeceğini belirtti. Bu açıklamalar, kurultay sürecinin yargı kararına bağlı olarak şekilleneceğini gösterirken; kongre takviminin ilan edilmesi, parti içi işleyişin bir yandan sürdüğünü ortaya koyuyor.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeni anayasa tartışmasına ilişkin sözleri ise siyasetin bir başka başlığını oluşturdu. Kılıçdaroğlu, sıradan vatandaşın “Bu benim anayasamdır” diyebileceği tamamen demokratik bir anayasa isteğini dile getirdi. Bu açıklamaya Cumhur İttifakı ve AKP kanadından yanıt gecikmedi. İktidar temsilcileri, darbe anayasasının Türkiye’ye yakışmadığını söyleyerek muhalefetin sistem değişikliği istemesi halinde anayasa değişikliğiyle başlanabileceği mesajını verdi. Böylece mutlak butlan süreciyle başlayan tartışma, anayasa değişikliği zeminine taşınmış oldu.

CHP’deki kurultay belirsizliği ile anayasa tartışmasının aynı dönemde gündeme gelmesi, siyasi partilerin önümüzdeki dönem stratejilerini etkileyecek nitelikte. Yargıtay’ın vereceği karar, CHP’nin kongre takvimini doğrudan belirleyecek. Öte yandan anayasa mesajları, iktidar ve muhalefet arasındaki sistem tartışmasının yeniden alevlenebileceğini gösteriyor. Her iki başlıkta da tarafların pozisyonları netleşmiş durumda; sürecin nasıl ilerleyeceği ise yargı kararına ve siyasi pazarlıklara bağlı görünüyor.

İlgili Makaleler