Hollanda’da sivrisinek kaynaklı Batı Nil virüsü enfeksiyonları nedeniyle yaşanan can kaybı üçe yükseldi. Ülkenin ulusal halk sağlığı kurumu RIVM, geçtiğimiz haftadan bu yana dokuz yeni vaka tespit edildiğini duyurdu. Bu gelişmeyle birlikte yıl içinde virüse yakalanan kişi sayısı 18’e ulaştı. Sağlık yetkilileri, söz konusu vakaların tamamının ülke sınırları içinde bulaşan enfeksiyonlardan kaynaklandığını açıkladı.
Enfeksiyonların ülkenin farklı bölgelerine dağıldığı görülüyor. Utrecht, Kuzey Brabant, Kuzey Hollanda, Güney Hollanda, Overijssel ve Gelderland eyaletlerinde vakalara rastlandı. Bu geniş coğrafi yayılım, virüs taşıyan sivrisinek popülasyonunun birden fazla bölgede aktif olduğuna işaret ediyor. Uzmanlar, özellikle yaz sonu ve sonbahar başında sivrisinek yoğunluğunun artmasıyla birlikte bulaş riskinin yükseldiğini ifade ediyor. Hollanda’da virüs ilk kez 2020 yılında tespit edilmişti ve o tarihten bu yana sivrisineklerde, bazı yabani kuşlarda, atlarda ve az sayıda insanda görülmeye devam ediyor.
Batı Nil virüsü çoğunlukla Culex cinsi sivrisineklerin ısırmasıyla insanlara bulaşıyor. Hastalığa karşı henüz onaylanmış bir aşı bulunmuyor; bu nedenle korunma stratejileri tamamen sivrisinek ısırıklarından kaçınmaya dayanıyor. Uzmanlar, açık alanlarda uzun kollu giysiler tercih edilmesini, cibinlik ve sinek kovucu kullanılmasını öneriyor. Sivrisineğin ısırmasından itibaren kuluçka süresinin 2 ile 14 gün arasında değiştiği, bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde bu sürenin 21 güne kadar uzayabildiği belirtiliyor.
Virüsün bulaştığı kişilerin büyük bölümünde herhangi bir belirti görülmüyor. Enfeksiyon kapmış kişilerin yaklaşık yüzde 80’inde semptom ortaya çıkmazken, yaklaşık yüzde 20’sinde ateş, halsizlik, bulantı ve istifra, baş ve kas ağrıları gibi şikayetler görülüyor. Hastalık çoğu kişide hafif seyrediyor ancak nadir durumlarda merkezi sinir sistemini etkileyerek daha ciddi tablolara yol açabiliyor. Bu nedenle özellikle ileri yaştaki bireyler ve bağışıklık sistemi baskılanmış hastaların daha dikkatli olması gerekiyor.
Başlangıçta yalnızca Afrika kıtasında görülen Batı Nil virüsü, zaman içinde Avrupa’nın büyük bölümüne yayıldı. Fransa, İtalya, İspanya ve Portekiz gibi ülkelerde düzenli olarak vakalar kaydediliyor. Almanya’da ise 2019 yılından bu yana her yıl salgın görülüyor. İklim değişikliğinin sivrisineklerin yaşam alanlarını genişletmesi ve sıcaklık artışının üreme döngülerini uzatması, virüsün kuzey Avrupa’ya doğru yayılmasında etkili faktörler arasında değerlendiriliyor. Hollanda gibi ılıman iklime sahip ülkelerde vakaların art arda görülmesi, hastalığın artık endemik bir yapıya dönüşme ihtimalini gündeme getiriyor.
RIVM yetkilileri, sağlık çalışanlarını Batı Nil virüsü belirtileri gösteren hastalar konusunda dikkatli olmaya çağırdı. Ateş ve nörolojik şikayetlerle başvuran hastalarda seyahat öyküsünün yanı sıra yerel bulaş ihtimalinin de göz önünde bulundurulması gerektiği vurgulandı. Toplum düzeyinde ise sivrisinek üreme alanlarının azaltılması, durgun su birikintilerinin kontrol altına alınması ve kişisel korunma önlemlerinin yaygınlaştırılması öncelikli başlıklar arasında yer alıyor.





