SON DAKİKA

KÜLTÜR & SANAT

Kitaba Vefa Sergisi’nde Onarılan Nadir Eserler Ziyaretçiyle Buluşuyor

Abdullah Tivnikli İSAR Araştırma Merkezi’nde 2017’den bu yana yürütülen mücellitlik çalışmaları sayesinde binden fazla nadir eser yeniden hayata dönmüş durumda ve merkez bünyesindeki kütüphanede korunan yaklaşık 50 bin kitap arasından seçilen örnekler, Tophane-i Âmire’de düzenlenen “Kitaba Vefa: Cilt Sanatı ve Restorasyon Sergisi” ile ziyaretçilere sunuluyor. Sergide beş yüz yıllık yazmalardan Osmanlıca ilk dönem baskılarına uzanan geniş bir yelpaze yer alıyor ve Eksim Holding’in 40. yılı vesilesiyle hazırlanan bu etkinlik, kitabın yalnızca içeriğiyle değil, cilt işçiliği ve tarihsel dokusuyla da muhafaza edilmesi gerektiğini gösteriyor.

Mücellit Muharrem Kalenci’nin yaklaşık on yıldır sürdürdüğü mesai, bu birikimin kaybolmaması adına yürütülüyor ve Kalenci, geçmişten kalan eserlerin gelecek kuşaklara aktarılmasının ortak bir sorumluluk olduğunu dile getirdi. Sergi vesilesiyle kitabın hikâyesini gençlere anlatmayı ve eserlerin korunması konusunda farkındalık oluşturmayı amaçladıklarını belirten Kalenci’ye göre bazı kitaplar yalnızca okunmak için değil, geçmişin hafızasını geleceğe taşımak için de varlık gösteriyor; bu yaklaşım, serginin temel çerçevesini de belirliyor.

Sergide restorasyonu tamamlanmış 40 eserin yanı sıra henüz müdahale bekleyen, bir başka deyişle “şifa bekleyen” çok sayıda kitap da bulunuyor ve Kalenci’nin en fazla emek harcadığı eserlerden biri, raflarda son derece yıpranmış halde bulunan büyük bir hukuk kitabı oldu. Sayfaları dokunulduğunda dağılacak kadar hassaslaşan bu eserin onarımı yaklaşık altı ay sürdü; restorasyonda izlenen yöntem, eserin yaşı, kullanılan kâğıt, cilt tekniği, hasarın boyutu ve mevcut malzemenin durumu gibi ölçütler doğrultusunda eserden esere değişiyor. Sergideki örnekler, bu çeşitliliği gözler önüne seriyor.

Ziyaretçilerin karşısına çıkan eserler arasında yaklaşık 500 yıllık Muhyiddin İbnü’l-Arabî’nin “Füsûsü’l-Hikem”i, Şeyh Galib’in el yazması Divanı, Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri’nin “Marifetnâme”si ve yaklaşık 200 yıllık tezhipli “Mushaf-ı Şerif” yer alıyor; Ali Ufki Bey’in yaklaşık 150 yıllık İncil tercümesi ile Nutuk’un Arap harfleriyle yapılan ilk baskılarından biri de sergide görülebiliyor. Bu eserler, cilt sanatının farklı dönemlerdeki ustalık seviyesini ve malzeme tercihlerini yansıtıyor; her biri, kendi döneminin estetik anlayışını ve teknik imkânlarını bugüne taşıyor.

Restorasyonun en dikkat çekici yönlerinden biri, eserin bütün izlerinin silinmemesi; hayvanlar tarafından kemirilmiş bir İncil nüshasında olduğu gibi, bazı hasarlar kitabın hikâyesinin parçası sayılıyor. Mücellitler, bir eseri onarırken tarihsel sürekliliği bozmamaya özen gösteriyor; böylece kitap, hem fiziksel olarak ayakta kalıyor hem de geçmişten getirdiği sessiz tanıklığı koruyor ve sergi, bu anlayışın somut örneklerini meraklısına aktarıyor.

İlgili Makaleler