SON DAKİKA

EKONOMİ

OVP ile 2027-2029 yol haritası açıklandı, büyüme ve enflasyon hedefleri netleşti

Orta Vadeli Program’ın üç yıllık perspektifini ortaya koyan belge, ekonomi yönetiminin uzun süredir üzerinde çalıştığı hazırlık sürecinin tamamlanmasının ardından kamuoyunun bilgisine sunuldu. Türkiye ekonomisinin 2027 ile 2029 arasındaki dönemde izleyeceği güzergahın ana hatlarını belirleyen programın duyurusu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen basın toplantısında yapıldı. Açıklanan dokümanda, ülkenin makroekonomik görünümüne dair sayısal hedefler ile geleceğe yönelik tahminler detaylı biçimde yer aldı. Ek olarak, Türkiye’nin yapısal dönüşüm ajandasında öncelik verilen alanlar da belgede kapsamlı şekilde ele alındı. Yeni ekonomi perspektifinin, devlet bütçesinin hazırlanma aşamasında başvurulacak temel referans çerçevesi olması öngörülüyor.

Yılmaz, programın ortaya çıkış süreciyle ilgili açıklamalarda bulunarak belgenin iki temel kurumun eşgüdümüyle kaleme alındığını aktardı. Bu kuruluşların Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı olduğunu belirtti. Yılmaz, çalışmalar sırasında diğer bakanlıkların ve kamu kuruluşlarının görüş ve katkılarına başvurulduğunu, bununla da yetinilmeyerek iş dünyasının ve çeşitli meslek örgütlerinin de değerlendirmelerinin alındığını anlattı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı, bu kapsamlı istişare mekanizmasının, programın kolektif bir çabanın ürünü olduğunu ortaya koyduğunu ve farklı kesimlerden gelen her türlü görüşün politika önerilerine ve somut adımlara dönüştürüldüğünü ifade etti.

Enflasyon ve ekonomik büyümeye dair tahminlerde yapılan revizyonlara dikkat çeken Yılmaz, içinde bulunulan periyotta küresel ekonomide belirsizliklerin arttığını ve öngörü yapmanın güçleştiğini söyledi. Özellikle enerji ve emtia kalemlerindeki fiyat artışlarının arz cephesinden kaynaklanan enflasyonist baskıyı büyüttüğünü, ayrıca ithalat yaptığımız başlıca Avrupa ülkelerindeki ekonomik yavaşlamanın ihracat beklentilerini olumsuz etkilediğini dile getirdi. Bu gelişmelerin doğrudan 2026 yılına ilişkin hesaplamalara yansıdığını belirten Yılmaz, söz konusu yıl için büyüme öngörüsünün yüzde 3,3 olarak güncellendiğini dinleyicilerle paylaştı. Yılmaz aynı zamanda, yıl sonu itibarıyla enflasyonun yüzde 28,4 düzeyinde gerçekleşmesinin beklendiğini bildirdi.

Programda öne çıkan bu ekonomik göstergeler, yalnızca makro düzeydeki politika tartışmaları için değil, aynı zamanda vatandaşların günlük yaşamını doğrudan belirleyen gelir politikaları açısından da kritik bir öneme sahip. Zira açıklanan enflasyon oranları ve büyüme rakamları, memur maaşları, emekli aylıkları ile asgari ücretin yıl sonunda ne oranda artırılacağına dair yapılacak pazarlıklarda esas alınan en önemli veriler olarak öne çıkıyor. Programda ayrıca istihdamın artırılmasına yönelik hedeflere de yer verilmesi, çalışma hayatındaki dengelerin nasıl şekilleneceğine yönelik önemli sinyaller taşıyor.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı, açıklanan üç yıllık politika dokümanının, uzun vadeli kalkınma perspektifleriyle uyumlu olacak şekilde tasarlandığını ve her yıl düzenli olarak güncellenerek yenileneceğini kaydetti. Bu belgenin yalnızca makroekonomik hedefleri ihtiva etmekle kalmadığını, aynı zamanda kamu kesiminin gelir-kaynak dengesi ile borçlanma yapısına dair verileri de barındırdığını vurguladı. Yılmaz, sözlerinin devamında, devlet dairelerinin gelecek dönem bütçeleri için belirlenen harcama tavanlarının da bu doküman aracılığıyla kesinleştiğini ifade etti. Dolayısıyla, önümüzdeki üç yılın maliye politikası duruşunun omurgasını oluşturan belge, hükümetin ekonomik yaklaşımını bütüncül bir çerçevede yansıtmaktadır.

İlgili Makaleler