Başkent Ankara’nın 25 noktaya OED cihazı yerleştirme projesi, kısa vadede maliyetli görünse de, kurtarılan her bir hayatın ekonomik değeri sayesinde uzun vadede en kârlı kamu sağlığı yatırımı olarak değerlendiriliyor.
Sağlık alanındaki her yatırım, kamu bütçesi açısından bir maliyet-fayda analizi gerektirir. Ankara’da Defibrilatör Yerleştirilmesi projesi de bu analizin merkezindedir. Yerleştirilen OED cihazlarının tedarik, kurulum ve 7/24 izleme maliyetleri bulunmaktadır. Ancak sağlık ekonomistleri, projenin sunduğu uzun vadeli ekonomik getirinin, başlangıç maliyetini kat kat aştığını belirtmektedir. Peki, bu cihazlar ekonomik açıdan Başkente ne gibi faydalar sağlıyor?
Ani kalp durması (AKD) vakalarında hayatta kalan bir bireyin topluma geri dönmesi, üretkenliğini sürdürmesi anlamına gelir. Bu durum, bireyin ömrü boyunca ülkeye katacağı ekonomik değeri (insan sermayesi) korur. ABD Ulusal Sağlık Enstitüsü verilerine göre, başarılı bir AKD müdahalesinin toplumsal ekonomik değeri milyonlarca doları bulabilmektedir. Ankara’da atılan bu adım, sadece etik bir zorunluluk değil, aynı zamanda akıllı bir ekonomik yatırım olarak görülmelidir.
Yerli Üretim ve Maliyet-Etkinlikte Öncülük
Projede yerli üretim OED cihazlarının tercih edilmesi, maliyet-etkinlik açısından büyük bir avantaj sağlamıştır. Yerli cihazlar, ithal muadillerine göre daha uygun fiyatlı olup, aynı zamanda bakım ve yedek parça tedarikinde dışa bağımlılığı ortadan kaldırmaktadır. Bu durum, projenin operasyonel sürdürülebilirliğini ve uzun ömürlülüğünü garanti altına almaktadır. Ankara’da Defibrilatör Yerleştirilmesi hamlesi, yerli sanayiyi desteklerken, kamu bütçesini de korumaktadır.
OED cihazlarının yaygınlaşması, aynı zamanda hastaneler üzerindeki yükü de azaltır. Başarılı bir erken defibrilasyon, hastanın hastanede geçireceği yoğun bakım ve uzun süreli rehabilitasyon maliyetlerini önemli ölçüde düşürür. Bu, kamu sağlık sigortası sistemine doğrudan maliyet tasarrufu olarak geri döner. Mamak ve Gölbaşı gibi gelişmekte olan ilçelerde bu tür yatırımların yapılması, sağlık eşitsizliğini azaltarak dolaylı ekonomik faydalar da yaratır.

Ankara Defibrilatör Yerleştirilmesi: Fırsat Maliyeti Analizi
Fırsat maliyeti açısından bakıldığında, 25 noktaya OED yerleştirmemek, potansiyel olarak kurtarılabilecek hayatların ekonomik kaybı anlamına gelmektedir. Bir ani kalp durması vakasında saniyeler içinde müdahale edilmemesi, geri dönülmez beyin hasarına yol açarak hastayı kalıcı bakıma muhtaç hale getirebilir. Kalıcı bakım maliyeti, OED kurulum maliyetinin çok üzerindedir. Dolayısıyla, bu yatırımın yapılmaması durumunda ortaya çıkan maliyet, projenin kendisinden çok daha yüksektir.
Ankara’daki bu projenin bir diğer ekonomik faydası da, yerel işgücüne olan talebi artırmasıdır. Cihazların 7/24 izlenmesi, bakımı ve eğitim programları için yeni teknik personel ve ilk yardım eğitmenleri istihdam edilmektedir. Bu da istihdama katkı sağlamaktadır. Projenin uzun vadede ekonomik etkileri için hangi periyotlarda rapor yayınlanacak?
Sonuç:
Ankara’da Defibrilatör Yerleştirilmesi, halk sağlığına yapılan stratejik bir ekonomik yatırımdır. 25 noktaya kurulan OED cihazları, sadece hayat kurtarmakla kalmıyor, aynı zamanda yerli üretimi destekleyerek ve sağlık harcamalarını azaltarak Başkent ekonomisine de katkıda bulunuyor. Kurtarılan her bir yaşam, ülkenin insan sermayesine yapılan paha biçilmez bir katkıdır. Ankara, bu kararıyla sağlığın bir maliyet unsuru değil, ekonomik refahın temelini oluşturan bir yatırım olduğunu kanıtlamıştır.





